Yarısından fazlası kadın olan Türk Toplumunun, kadın istediği zaman neler yapabileceği, neleri değiştirebildiği Kurtuluş Savaşı sırasında ve çok yeni gerçekleştirilen Cumhuriyet mitinglerinde oldukça net bir biçimde görülmüştür.
çağdaş yaşamın gereği olarak eğitimli olmak zorunluluğu aydınlık yarınlar için bir güvence olurken, kazanımları kültür miras yolu ile genç nesillere aktarmak bir Türk vatandaşı olarak hepimizin en asri görevidir.
Ne var ki; eğitimde gereken reformların yapılmaması, kadın erkek eşitliğinin teorik de olsa bile pratikte olmaması ve bunun yanısıra ekonomik özgürlüğü olmayan kadının söz hakkının da olmadığı "erkek egemen" bir toplumda yaşamanın neticesinde kadınlarımız hep mağdurları oynamışlardır ve ikinci sınıf insan muamelesi görmüşlerdir.
Eğitimlerini tamamlamadan; ya evlendirilerek ya da çalıştırılmak için okuldan mahrum bırakılan ya da kende isteği ile ayrılan kadınlarımız artık daha bilinçli ve cesur. Uzaktan eğitim sistemi ile yarım bıraktıkları okullarını, bıraktıkları yerden devam etme şansına sahipler. AÖK, AOF ve Uzaktan Eğitim sayyesinde bu fırsatlardan yararlanılıyor.
Yaş ve cinsiyet ayırımı yok. Açık Lise ve Açık İlköğretim sınavsız, başvuru ile öğrenci alırken, Açık Öğretim Fakültesi ÖSS sınav sonucuna göre kayıt yapıyor. Ancak herhangi bir ünivesiteyi bitiren ya da devam eden herkes AÖF ye sınavsız ve4 yıllık bir bölüme (ikinci bir ünivesite olarak) kayıt yaptırma şansına sahip .
Binlerce kadın üstelik evli, bekar her yaştan, bu merkezlere başvurarak sistemden faydalanmak istediklerini beyan etmek sureti ile fırsaları sonuna kadar kullanmaya kararlı olduklarını göstermişlerdir Böylelikle eğitimin yaşı ve zamanı olmadığını kendilerine ve topluma kanıtlamış bulunmaktadırlar.
İşte tam da bu noktada bizim yapmak istediklerimiz ise; herhangi bir nedenle eğitimini yarım bırakmış olan herkese kucak açmak, sahip oldukları ve olacakları haklardan onları haberdar etmek, bilgilendirmek ve cesaretlendirmek. MEB ile aralarında bir köprü vazifesi kurarak gerekli kamuoyunu oluşturmak sureti ile ülkemizdeki ortalama eğitim süresinin yükselmesine olanak sağlamaktır. Açık Öğretim Kurumlarında okuyan ve okumak isteyenleri, bu çatı altında biraraya getirerek, ortak sorunların belirlenmesine çalışmak. Toplumun bel kemiği olan kadınlarımızın özgüvenlerini arttırarak ekonomik, sosyal ve siyasi alanlara yönelmesine katkıda bulunmak ve kadın zekası ve işgücünden yararlanmak.
Bir ülkenin refahının temelinde eğitimli kadınlar olduğu yadsınamaz bir gerçek. Bu nedenle eğitimden yoksun bırakılmış Türk Kadınlarını bulundukları cam fanuslardan çıkartıp, globalleşen dünyaya daha geniş bir perspektiften bakmalarını sağlamalıyız. Ki olup bitenlere seyirci kalmasınlar, seyirci olmayan cesur, bilinçli ve bilgili evlatlar yetiştirebilsinler.
Ufuk Erkoçkar