PROF. DR. SERAP İNAL
İstanbul Üniversitesi BESYO Müdürü Fizyoterapist

 

Yıllardır Eğitim ve Öğretimin içindesiniz ve en tepe noktalara geldiniz. Nasıl bir duygu?

 

Gurur verici bir şey tabi ki… Belirli bir çalışmanın ürünü olarak doktora, doçentlik vs peş peşe geliyor zaten. çok güzel, satın alınacak şeyler değil, ödün vermek gerekiyor.

 

Yaş ve evlilik Eğitim için engel midir? Sizin evli olmanız sorun oldu mu?

 

Olumsuz etkilenmedi, her ikisi de beraber oldu. Aynı meslekte olmanın etkisiyle evlilik sonrası da bir sorun olmadı.

 

“Eğitimin yaşı olmaz” sözünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

İnsanın kendisini geliştirebilmesi için her yaşta vazgeçmemesi lazım. çok doğru bir söz.

 

Özellikle son yıllarda kadınların çağdaş yaşamak gibi bir arzuları var çok fazla belli oluyor. Buna rağmen hala sesiz bir çoğunluk var ki kendini ifade edemeyen!

Neler söyleyeceksiniz?

 

Eğitim düzeylerini yükseltmeleri gerekiyor. Mesleki anda kendilerini geliştirmeleri ya da elde ettikleri mesleği geliştirmeliler. Ekonomik özgürlüklerini elde ederek de söz sahibi olabilmeliler. Kadınlarımızın çoğu eve ve eşe bağımlı yaşadıkları için seslerini çıkaramıyorlar. Okumak bunun temeli ancak bilimsel anlamda da kendilerini geliştirmeye çalışmalılar. Özgüvenleri arttıkça bir adım ileri gitmek isteyeceklerdir.

 

Aile içi geçimsizliğin eşitsizlikle bir ilgisi olduğuna inanıyor musunuz?

 

Pek çok sebep var. Sosyal, ekonomik, maddi ve ya aileden gelen etkiler olabilir. Her iki tarafta belli bir eğitim seviyesinde olmalı. Genellikle erkek eğitimsiz olduğu için sorun yaşanmaktadır. Aralarında saygı olmalı, kadın da kendini geliştirdiği zaman hem evde hem de toplum içinde saygı görüyor. Toplumda

Saygınlığı artan kadın evde kocasından da saygı görür.

Bir de alt yapıdan gelen baskılarda kadın evde ikinci planda kalıyor. Bunları aşmak gerekiyor.

 

Eğitimli bir kadın ile Eğitimsiz bir kadın arasında yaşam ritüelleri açısından ne gibi farklılıklar görüyorsunuz?

 

Eğitim düzeyini anlamak için öncelikle kişilikleri tanımak lazım. Kitap okuyarak da kendini geliştirebilirler. Ya da eğitimli olsa da alt yapısı eksik olabilir.

Kadının öz saygısını kazanabilmek için, toplumun da saygı duyması için kendi isminden memnun olması gerekiyor.

Bunun için okuma yazma kursları, geliştirici halk eğitim merkezlerine gidebilir, belediye kursları veya kendini geliştirebileceği başka kurslar…

Kadınlar eğitimlerini sürdürmek için farklı birçok şey deneyebilirler.

Bilmek her zaman öğretebilmek değildir. Bunu da geliştirerek saygınlık kazanabilirler. Eğitimini (fikir,bilgi) başkalarıyla çocuğu, kocası, komşusu, arkadaşları ile paylaşarak da saygınlık kazanabilirler. Eşinin kendisini eksik hissetmesi durumunda karşılıklı birbirlerini tamamlayabilirler.

 

Şöyle bir gözlerinizi kapatıp nüfusun yarısından fazla olan kadınların tamamının eğitim düzeyinin yükseldiğini düşünün. Nasıl bir görüntü oluşur?

 

çok çağdaşlaşmış, kendine güvenen, sağlıklı bir toplum. Kadın geliştikçe çocuklar ve çevre açısından farklılık zihinsel sağlığı yüksek kişiler ortaya çıkacak.

Bu çok güzel olur. Siyasi ve sosyal anlamda çok iyi şeyler gerçekleşir.

Toplumun bu kesimi kendi kendine karar verecek. Kadın ne zaman harekete geçmesi gerektiğini biliyor. Bir örnek: “Kapalı ortamda yetişmiş bir kadın, yaşı kocasından oldukça küçük ve hamile… AİDS olduğu biliniyor. Doğumu özel bir ekip ve ortamda yapılmak zorunda. Kadına anlatılırken kendi kararını veremiyor.

Tertibat gerekiyor ama kararı koca veriyor. Hastane ortamında kendi karar vermekten bile aciz bir kadın korku, saygıdan konuşamıyor.

Eğitimli olsa kararı kendisi verecek ve hesap soracak.”

Yani sosyal, ekonomik, politik açıdan karar veren kadınlar olur.

 

Ekonomik, sosyal özgürlüğü olmayan, baskı altında yaşayan bir kadın özgüveni yüksek çocuklar yetiştirebilir mi?

 

Yeterli olmaz. Annenin eğitimsiz olması bebeğin büyümesi ve beslenmesi açısından yetersizlik getirir. Yeterli bilgiye sahip değilse, ekonomik özgürlüğü de yoksa çocuk bir şekil de büyüyor işte… ama çeşitli açılardan yoksun. çocuk çeşitli kazalara da maruz kalabilir.

çocuk zeki olsa da aile tarafından değerlendirilemeyebilir. Beklenti yüksek ise anne de yetersiz olunca, çocuk sıkıntı çekiyor. Bu durumda eğitim açısından takviye verilebilir. Annenin eğitim düzeyi eksikse, çocuğun sorduğu basit bilgilere de cevap veremiyorsa, ilerleyen yıllarda çocuk anneyi küçümsüyor ve toplum içinde uyumsuzluk oluyor. İletişim açısından da sıkıntı yaşandığı bir gerçek.

 

Erkek egemen bir toplumda yaşayan Türk kadınları kendilerini nasıl ifade etmeliler?

 

İfade edebilmeleri için öncelikle çok iyi iletişim kurmalılar. Kadının özgüveni yüksek olursa o aile için yaşadığını hissettirebilir. Her iki taraf da birlikte karar verebilmeli kadının da ekonomik gücü olmalı.Her şeyin birlikte düzelmesi çok zor bir durum. Aslında sorun erkekler. Öncelikle onların eğitilmesi lazım.

 

Laik Türk Kadınını tarif eder misiniz?

 

Kendisine güvenen, bulunduğu topluma kendisini kabul ettirmiş, aydınlık kafalı, çevresine karşı sevgi ve saygıyla yaklaşan, Atatürk’ün getirmiş olduğu ilkelere bağlı bir kişi olmalı.

Bunu sadece şekilde değil özünde de benimserken davranışları ile de ifade etmeli.

Sokağa çöp atmayan, çocuğunu dövmeyen, bir başka çocuğa da yardım edebilen, çevresine empatiyle yaklaşan, dürüst biri olmalı.

Laik Türk Kadını şekilde değil gerçekte de din ve dünya işlerini siyasetten ayıran, ayrı ayrı değerlendiren çağdaş düşünce yapısında kişiler olmalı.

 

Aile içi kıskançlıklar ve baskı kadınları geri planda ve erkeklerin bir adı gerisinde bırakıyor. Okumaya kalksalar tehditle ya oturur ya gidersin gibi davranışlara maruz kalıyorlar. Bu durumu nasıl aşacaklar?

 

çok zor aslında. Gizli okuyacak bunu göze alabilmeli başarabilirse. İşte bunun için erkeğin de eğitilmesi gerekiyor. O kadınların işi çok zor. Ne kadarını değerlendirebilirse o kadar lider olacaktır. Örnek olup başkalarını da motive edecekler. Eğitimlerini sağlayıp bir şeyleri değiştirebildiklerini gördükçe bazı aile içi sorunları göze almalılar. Ne kadar kişiye ulaşabilirlerse o kadar faydalı olur.

 

Yeni eğitim sistemi ile uzaktan eğitim yani yaygın eğitim modeli ile okulunu çeşitli nedenlerle yarım bırakan herkese bir fırsat veriliyor. Ancak hala bundan haberi olmayan binlerce kişi var. Bu konu da neler yapılabilir?

 

Daha iyi duyurulması sağlanmalı. çocuklar vasıtası ile duyurulabilir, anketler yapılarak, medyada kadın programların da iyice açıklanabilir.  çocukları ile ilgili bir anket yapıyormuş gibi ailelerin eğitim seviyeleri saptanabilir.

MEB’e düşen görevlerde var. Okullar kanalı ile seminerler yaparak duyurular yapılabilir.

TV’de reklamların arasına sıkıştırılan küçük bildiriler ile dikkat çekilebilir.

 

Eğitim sevdalılarını bir araya getirerek oluşturduğumuz bu çatı altında büyük işler başaracağız. Dayanışma ve işbirliği gerekiyor. Cumhuriyet Mitinglerinde bir araya gelen kadınların Laikliğe sahip

çıkarak oluşturduğu, güç ve yaptığı etki ortada. Demek ki istenildiği zaman her engel aşılabiliyor!!!

Evdenokula projemiz için ne diyorsunuz başarılı olacak mı?

 

çok güzel bir çalışma. Türkiye’nin ihtiyacı olan bir çalışma. Bunda ki amaç eğitimini tamamlayamayan kadınlar için bir şeyler yapmak, ikinci bir aşaması erkekler için yapılabilir. Erkeler de bunun eksikliğini aile ve iş yaşamında hissedebiliyorlar. Kadınlar için çok yararlı.



  Yorumlar

Yorum yazmak için tıklayın!

NURAN ÇELİK - 12.06.2008

insan kendini geliştirmek isterse hiç birsey engel değildir benim düsünceme göre.yeter ki yürekten istesin.insanların degisime karsı çıkmaları ilk başta normaldir. adı üzerinde degisim.yılmadan hedefine dogru kosmak gerekir.

seher taşdelen - 10.06.2007

serap hanım sizi kutluyorum. insanın istediği müddetce her mevkiye çıkabileceğini kanıtlayan canlı bir örneksiniz siz. başarılarınız daim olsun