İSMET SEZGİN
İsmet Sezgin TürkiyeÃ?’nin yakın tarihinde hep önemli görevlerde bulunmuş bir şahsiyet. Çalışkanlığı, dürüstlüğü, iyi konuşması, becerisi ve halka yakınlığı ile tanınan bir kişidir.

 

Uzun yıllar siyasetin her aşamasında güçlü bir performans göstererek önemli başarılara imza atan İsmet Sezgin, 1928 Aydın doğumlu.

Seynen ve Ayşe adlarında iki kızı var. Siyaset alanında oldukça önemli basamaklarda çeşitli görevler aldı.

1961’de Aydın Milletvekili oldu. 1969 Gençlik ve Spor Bakanı. 1980 sonrası siyasette yaşanan kaos bile aktif siyaset yaşamından vazgeçiremedi onu.. Geçen yıllar içerisinde DYP’nin kuruluşunda ve devamında önemli görevler üstlendi. 1991’de Aydın Milletvekili seçildi. 49.Demirel Hükümetinde İçişleri Bakanlığı yaptı.

1995 TBBM’de Başkanlığa seçildi. 1997’de Demokratik Türkiye Partisini kurdu. 1997 Başbakan Yardımcılığı, Milli Savunma Bakanlığı yaptı. 1999-2002 DTP’nin Genel Başkanlığı görevinde bulundu ve daha sonra da kendi isteği ile aktif siyasetten ayrıldı.

Birçok krizler, darbeler görmüş ama yinede dimdik ayakta duruyor.

İsmet Sezgin Türkiye’nin yakın tarihinde hep önemli görevlerde bulunmuş bir şahsiyet. çalışkanlığı, dürüstlüğü, iyi konuşması, becerisi ve halka yakınlığı ile tanınan bir kişidir.

 

Kendisine yönelttiğimiz soruları çok yoğun olmasına rağmen içtenlikle ve samimiyetle yanıtlayarak, eğitim ve kadınlar hakkındaki düşüncelerini bizlerle paylaştı. Bir kez daha teşşekkür ederek başlıyoruz sormaya.... 

 

Sayın Sezgin,Türkiye de yakın tarihimizle  mukayese ettiğinizde eğitim-öğretim alanında ne gibi gelişmeler gözlemliyorsunuz? Yeterli mi sizce?

 

Ülkemizde nüfusun süratle artışı özellikle okul çağı olan 7-20 yaş arası çocuklarımızda görülmektedir. Tabiatı ile bu da okul ve öğretmen açığını arttırmaktadır. Bu durumun çözümü devlet bütçeleri olanakları ile çözülememektedir. Bu da bizi nitelikten çok, niceliğe götürmektedir. çağımızda eğitim alanında çok büyük çalışmaların yapılmasına, büyük aşamaların kaydedilmesine rağmen bunların yeterli olmadığını görmekteyiz.

 

Artan nüfus ile eğitim-öğretim arasında dengesizlik var. En büyük sıkıntı buradadır. Plansız ve programsız bir eğitim sürdürülmektedir. Batılı ülkelerde Teknik Öğretimle Genel Öğretim arasındaki fark, Teknik Öğretim lehinedir. Bizde ise bunun tersi mevcuttur. Bir Eğitim-Öğretim programlaması yapılmadığı ve çocuklarımızın hangi öğretime yönlendirileceği için bu kargaşa doğmakta ve her yıl binlerce lise mezunu açıkta kalmaktadır.

Kaldı ki; bu programlama yapılmadığı için üniversitelerimizden mezun gençlerimiz in büyük çoğunluğu iş bulamamakta ya da eğitim ve mesleklerinden ayrı alanlarda çalışmak zorunda kalmaktadırlar.

 

Siyasetin içinden gelen biri olarak; politikacıların eğitimle ilgili kanunları hazırlarken ya da görüşürken uygulanabilirliği konusunda samimi olduklarını düşünüyor musunuz?

 

Anayasamıza göre yasama erki bilindiği gibi TBMM’nindir. Yasalar yine bilindiği üzere ya yürütme organları ya da milletvekilleri tarafından tasarı ve teklif olarak verilmektedir. İç tüzük gereğince bunlar ilgili komisyonlarda görüşülerek genel kurula gönderilir. Genel Kurulda tasarı ve teklifler kanunlaşır. Yasaların uygulanabilirliği elbette ön planda düşünülür. Ulusun, ülkenin gereksinimlerine göre yasa çıkartılır. Yasa çıkarmak kadar onları uygulamak da önemlidir. En iyi yasalar bir kötü uygulandıklarında, istenilen sonucu vermezler. Zaman zaman bukabil uygulamalar da görülmektedir.

 

Türk kadını hala erkeklerden baskı görmeye devam ediyor özelliklede kırsal kesimde! Bu bir yaşam biçimi mi yoksa erkeklerin işine mi gelmiyor ne dersiniz?

 

İşin özüne bakıldığında kadınlara baskı sadece kırsalda değil, kentsel alanlarda da görülmektedir. Bu her şeyden önce ekonomik, toplumsal ve geleneksel yapımızdan kaynaklanmaktadır. Eğitimsizlik, görgü ve kültür noksanlığı da bunlara eklenmektedir. Bunun çözümü: Topyekün eğitim, kalkınma ve çağdaş yaşamın bu ölçütler içerisinde gerçekleştirilmesidir.

 

Her vatandaşımız eğitimden eşit fırsatta yararlanma hakkına sahipler. Ancak bazı kadınlarımız kocaları, babaları ya da kısaca erkekler yüzünden bu haklarını kullanamıyorlar. Ne düşünüyorsunuz?

 

Kadınların erkekler yüzünden eğitimde fırsat eşitliğini kullanamadıkları gerçeğine genelde katılmıyorum. Yalnız Doğu ve Güneydoğu Bölgemizde bazı yörelerde özellikle yoksul, eğitimsiz, töre ve geleneklerden kurtulamayan kitleler ve bunların acıklı durumları hala devam etmektedir. Bununda;  halk, devlet iş ve birliği ile çözülebileceğine inanıyorum.

 

Kadınlarımız artık basın ve medya sayesinde daha bilinçli ve her şeyden haberdar. Fırsat sunulduğu inanılmaz heyecanlı ve gayretli oldukları görünen bir gerçek. Ancak çok yetersiz olan bu  imkanlar çoğaltılamaz mı?  

 

Belirttiğiniz gibi basın-yayın ve diğer iletişim organları sayesinde bazı aşamalar kaydedilmiştir ancak kızlarımız, kadınlarımız yeterince bilinçlendirilememekte, haklarını aramakta bir mücadele verememekte ve yeterince bilgi sahibi olmamaktadırlar. Bu mücadeleye devletimizin, toplumumuzun, sosyal sorumluluk sahibi herkesin katkıda bulunması lazımdır.

 

Sizin aile yapınız nasıldı? Eğitim-öğretim konusunda yeterince imkan verildi mi size?

 

Ailem, evlatlarının iyi okumaları, iyi eğitim görmeleri ve iyi yetişmeleri için her türlü özveriyi göstermiştir. Okuyabilmemiz için babam tarlamızı satmıştı.

Eğitimin; kalkınmanın ve demokrasinin temeli olduğunu düşünürlerdi.

 

Kadınların okutulmasına karşıt görüşte olan kişilerle, çok fazla karşılaşıyor musunuz?

 

çevremde ve bölgemde kadınların okutulmasına karşı çıkan insanlar yok denecek kadar azdır. Bu nedenle bukabil insanlarla hiç karşılaşmadım.

 

çocuklar ve anneler arasında ki iletişim her geçen gün biraz daha zorlaşıyor. Kadınlarımızın çoğunluğu zorunlu eğitimi bile tamamlayamamış. Neticede bilgi açısından yetersiz anneler çocukları ve kocaları tarafından küçümseniyor!!

 

Her nesil kendisinden bir önceki nesle göre daha iyi yetişiyor, daha bilinçli oluyor, çağın gidişine süratle ayak uydurabiliyorlar. Bunun nedeni zamanla değişen ve gelişen değer yargıları, ekonomik, kültürel ve sosyal olanakların artması, koşulların ve konjektürün değişimi ve ufkumuzun gelişmesidir.

Sadece anneler değil babalar da çağın gerisinde kalabiliyorlar. Ama bunu genele uyarlamak doğru olmaz. Zaman içinde anneler de bu değişime ayak uydurabiliyor ve çağı yakalayabiliyorlar. çocuklar ile aileler arasındaki iletişinim sağlanması ve kolaylaştırılmasında önce velilerimize görev düşmektedir. Elbette devlet d euygar ve çağdaş yöntemlerle buna yardımcı olacaktır.

 

Eğitimsiz kadınlar Türkiye’nin acı bir gerçeği. Onları yeniden kazanabilmek için çalışıyoruz. Daha işin başındayız. Neler tavsiye edersiniz?

 

Evet, eğitimsiz kadınlar Türkiye’nin acı bir gerçeği. Bu hal erkekler için de geçerlidir. Eğitimsiz kadınların topluma kazandırılması için devlete, sivil toplum kuruluşlarına büyük görevler düşmektedir. Öğretici, eğirtici, yetiştirici kurslar, seminerler onların beceri kazanmalarını, iş ve meslek sahibi olmalarını sağlamak mümkündür. Ayrıca hali vakti yerinde olan ailelerin de bu çabalara iştirak etmeleri gerekliliği üzerinde duruyorum.

 

EVDENOKULA sosyal sorumluluk projemiz hakkında neler söylemek istersiniz?

 

Sorumluluk; herkesin, toplumun bütün bireylerin duymak zorunda oldukları bir husustur. Herkesin her şeyden sorumlu olması gerekir. Bu sorumluluk evden-okula,

okuldan-eve duyulduğu, önem ve özellikle ele alındığı takdirde, projeler başarıya ulaşabilir.

 

RÖPORTAJ: UFUK ERKOçKAR

                       İST.ÜNİV.

                       ANTRENÖRLÜK BÖLÜMÜ

                       2.SINIF  



  Yorumlar

Yorum yazmak için tıklayın!

polen erkoçkar - 13.06.2007

ismet bey Türkiye!ye verdiğiniz hizmetlerden dolayı sizi kutlyorum. sizin gibi yetenekli ve başarılı kişilerin topluma yeniden kazandırılabilmesi için umarım elinizden gelen desteği vereceksiniz. çünkü Türkiyede kurumların değilde kişilerin destekleri daha kalıcı sonuçlar verebiliyor.

seher beşgül - 10.06.2007

görüşlerinizi bu projede herkesle paylaştığınız ve samimiyetinizden ötürü ayrıca kutluyorum sizi. umarım yeniden siyasi tecrübelerinizden Türk Milletini mahrum bırakmazsınız. sevgilerimle