PROF.DR.ŞENEL BOYDAĞ
Ben şanslıyım. Babam zamanında yaşadığı yerde en ileri görüşlü kişilerdendi. Eşimde öyle. Doktoramı tamamlayınca evlendim.
Dünyada kişi başına düşen milli gelirden çok, kişi başına düşen öğretim süresinin önem kazandığı bir dönemde lise mezunu oranı 400 binlerden 800 binlere çıkarak önemli bir artış sağlandı. Ancak kadınlar açısından bakıldığında bu oran oldukça düşük ve sonuçları ortada! Bu çıtayı yükseltmek için ne gibi çalışmalar yapılabilir?
Öncelikle kaliteli eğitim. Beklide belli bir kesimde ilkokuldan sonra maddi olanaksızlıklar ve okul yetersizliği yüzünden meslek sahibi olucu eğitim verilerek kazanım sağlanabilir. Diğer bir husus eğitimi verecek hocaları yetiştirmek, kaliteyi arttırmak. Bunu yapamıyorsak yöreye uygun mesleki eğitimle kalifiye elemen açığı kapatılabilir.
Yalnızca üniv. açmakla sorun bitmiyor. İyi bir program dahilinde alt yapısı hazırlandıktan sonra o bölgede hangi bölümler açılmalı sorusu sorulmalı. Üniv. lerin işlevi öğrenci yetiştirmek bunun yanısıra aynı zamanda çevreyi de geliştiriyor.
Kariyer hayatınız boyunca en tepe noktalara gelmiş buluyorsunuz. Kutluyoruz. Bu uzun süreçte erkeklerden yana sıkıntınız oldu mu?
Bunlar dünyada olan şeyler! İşe alanlar erkek, yöneticiler çoğunlukla erkek! Ancak ben biraz şanslıydım. çalıştığım arkadaşlar uyumluydu kfazla sorun yaşamadım. Olanları da ben bypass ettim. Benim yöntemlerime gelince işi iyi yapınca meslekte sağlam adımlarla yere basıyorsunuz. Ayrıca kadınların sağduyusu daha fazla ve çok yönlü düşünebiliyorlar.
Kadın erkek eşitsizliğinin sonuçlarından biri olarak eğitimde de kadınların ikinci planda kalmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu hususta çalışmalarınız oldu mu?
Vakitle ilgili işler bunlar… Her türlü desteği verebilirim. Hadi kızlar okula da çok güzel bir proje. Projelerde erkeklerde olmalı. Eğitilecek kızlar bu erkeklerle evlenecekler. Erkelerde eğitilmeli ama sadece bilgi değil! Yaşam biçimi, aileye saygı, geleneklere uymak, toplum kültürü vs. organize bir eğitim gerekli. Her alanda inovasyon yapılmalı. Gelişen çağa uyumlu yenilikler aktarılabilmeli.
Türk Kadını çalışkandır, zekidir ancak ekonomik özgürlüğü yok, yeterli eğitim de almamış!!! Sizce çağa uygun bir toplum modeli miyiz?
Hayır. Türkiye’nin nüfusuna bakınca çağı yansıtan bir oran var ama çok yetersiz. Eskişehir de kadınların çeşitli kozmetik firmalarına üye olarak satış yapmalarına şahit olmuştum. Oldukça iyi çalışıyorlar fırsat bulduklarında…
Laik Türk Kadını nasıl olmalı? Tarif eder misiniz?
Serap İnal gibi, Türkan Saylan gibi…
Ailenizde kadınların konumu nasıldı? Şimdi nasıl? Evli kadınların okumasını yadırgayanlar var hatta çalışmasını. Neler söyleyeceksiniz?
21. yy da kadınlar baskıyı kabul etmemeli. Ben şanslıyım. Babam zamanında yaşadığı yerde en ileri görüşlü kişilerdendi. Eşimde öyle. Doktoramı tamamlayınca evlendim. Evlendikten sonra 1 yıl yurtdışında kaldım. Eşim de destekledi. Bizde çok adil bir dağılım var zaten.
Kadınların toplumda daha aktif ve eşit olmalarını ister misiniz, bu konuda bir aktivist olduğunuz söylenebilir mi?
Fena değilim herhalde! Kurum içinde mesleki toplantılar düzenliyoruz. Derneklerde arkadaşlara destek veriyorum. Vakitsizlik gibi bir sorunum var.
Türk Fizik Derneğine ve Kandilli Yetiştirme Derneğine üyeyim. Ancak ikincisine uzaktan üyeyim. Vakit ayıramıyorum. Gündüz iş, gece projeler diğerlerine zaman kalmıyor.
Sivil Toplum Kuruluşlarının ortalama eğitim süresinin uzatılması konusunu yeterince dikkate almadıkları görüşüne katılıyor musunuz?
Daha çok şiddet, eşitlik, okuma yazma oranlarını gündeme alıyorlar. O kadar çok eksiklik var ki! Ama otobüslere ilanlar asılarak, ofislerde duyurular yapmak mümkün aslında!
EVDENOKULA projesi hakkında görüş ve önerileriniz nelerdir? Destekliyor musunuz?
çok güzel bir çalışma. Tabi ki desteklerim. Önerim okullarla ortak çalışmalar, Belediyeler vasıtasıyla Halk Eğitim Merkezleri ile irtibat kurulabilir, Toplu Taşıma Araçlarında duyurular asılabilir. Muhtarlıklardan alınacak bilgilerle hedef kitleye ulaşmak da mümkün.